top of page

Aliye, Bir Kadın…

  • Ceren Cevahir
  • 1 gün önce
  • 2 dakikada okunur

25 Aralık 2022


Doğumunun 160. yılında Fatma Aliye Hanım’ın hayatı, Jale Karabekir’in yazıp yönettiği “Aliye, Bir Kadın” oyunuyla Şişli Cevahir Sahnesi’nde prömiyerini yaptı.


Türkiye’de kadın meselesini konu edinen ilk kadın romancı; ilk kadın çevirmen; biyografisi yazılan ilk kadın; monografi, tarih ve felsefe kitapları kaleme alan, uluslararası fuarlara çağırılan ve ödül alan ilk kadın yazar; ilk kadın yardım derneği kurucusu gibi birçok ilklere sahip, ilginç ve öncü bir kadın Fatma Aliye Hanım…


Fatma Aliye
Fatma Aliye

İki perde, 130 dakikalık oyun, Fatma Aliye Hanım’ın yaşantısını, Tanzimat’tan Meşrutiyet’e dönemin istibdat atmosferini yansıtıyor. Murat Hasarı’nın müzikleri, Sema Işık Saral’ın kostüm, Cihan Aşar’ın dekor ve Ayşe Sedef Ayter’in ışık tasarımları da yönetmenin dönemi kurmasında dokuya el vermiş. Tuğçe Yükselel, Nisan Yenigül ve Murat Avni Yürekli başarılı oyunculuklarıyla bu atmosferin içine çekiyor seyirciyi.


Türkiye’nin ilk profesyonel feminist tiyatrosu nişanıyla Tiyatro Boyalı Kuş’un bir diğer yapımı Virginia Woolf’un “Kendine Ait Bir Oda”sıyla paralel bir ruhu, bu sefer Türkiye’deki, yeni rejime geçiş öncesi Osmanlı’nın son demlerinde kadının toplumsal konumunu izliyoruz. Bu toplumsal konumlanışta, “yeni kadın”ı tasarlayan erkek hegemonyasını kabul etmeyen ve süfrajetler gibi radikal eylemliliğe kıyasla “daha ağırbaşlı” bir bildiğini okuma-eyleme üslubu görüyoruz Fatma Aliye Hanım’da.


KIZ KARDEŞLER, HEMŞİRELER


Tarihçi, hukukçu ve şair Ahmet Cevdet Paşa’yla Adviye Hanım’ın kızı olan Fatma Aliye’nin kız kardeşi Emine Semiye de kadın hakları mücadelesi içinde yer alan bir yazardır. Fatma Aliye, eve gelen Fransızca hocasıyla erkek kardeşinin derslerini dinleyerek Fransızca öğrenir ve Georges Ohnet’nin Volonté’sini, Fransa’da yayınlanmasından bir yıl sonra Meram adıyla çevirir. Kitap okumanın ve yazmanın eş, baba, abi gibi aile erkek bireylerinin iznine tabi olduğu dönemde, Fatma Aliye bu ilk çevirisini “bir kadın” imzasıyla yayınlatır.

Şair Nigar, Fatma Şadiye ve Makbule Leman gibi şair ve yazar arkadaşlarıyla mektuplaşmalarında birbirlerine “hemşire” olarak hitap eden bu kız kardeşlerin hasetten uzak dayanışmaları, çevrelendikleri toplumsal yapının baskılarına karşı çetin bir mücadeleyi içeriyor. Erkek yazarlardan oluşan edebiyat çevrelerinde yazarlıklarını kabul ettirmekten önce, bir kadının da yazar olabileceği fikrinin kabulü için kadınca bir dirayetle yazmış, çevirmiş, konaklarının bir kısmını genç kızların öğrenimine tahsis etmiş ve onlarla bilgiyi paylaşmışlardır.


HER DEVİR KENDİ AMAZONUNU YARATIR


Kendilerinden sonra gelecek kadın yazarlar için yolu açmakla birlikte, yazar olsun ya da olmasın bir kadının fikirsel atılım yapabilmesinin birincil koşulunun bilgiyle donanması olduğunu bilerek harekete geçmişlerdir. Kendilerinden bilirler ki, değişim rüzgârları eserken bile kadının küçümsenme, hak ve özgürlüklerinin yok sayılma “toplumsal huyu” değişmemektedir. Bu yüzden en önemli silahları bilgidir. Bu çok dil bilen kadınlar, yeteneklerini ortaya çıkaran bilgiye ailelerinin imkânlarını da kullanarak erişir ve toplumsal gidişatın ray hattına makas attırır. 1895-1908 yılları arasında 624 sayı yayınlanan Kadınlara Mahsus Gazete’yi de çıkaran onlardır.


Oyunun tanıtım bülteninde yazıldığı gibi, “Her devir kendi Amazon’unu yaratır!”

Yorumlar


bottom of page