top of page

Değişim Çocukla Başlamalı

Ömür Öykü Kurt
11 dakika önce
8 dakikada okunur
Tiyatro Lir Ekibiyle Söyleşiden Bir Kare
Tiyatro Lir Ekibiyle Söyleşiden Bir Kare

ÖMÜR ÖYKÜ KURT

Merhaba, bugün Tiyatro Lir ekibiyle bir röportaj gerçekleştireceğiz. Benim ismim Ömür Öykü Kurt. Kendilerinin oyunlarını izleme fırsatı buldum. Ve yaptıkları şeylerin özellikle bugünün üzüm felaket dünyasının distopyada çok değerli olduğunu düşünüyorum. Şuradan başlayayım. Aslında isim ilk önce benim dikkatimi çekti. Tiyatro lir… Lir, hani bir müzik enstrümanı… Bir şeyi temsil ediyordur mutlaka… Onu biraz açabilir misiniz?


SANEM GENÇALP:

Aslında o şey… Yani ben tiyatroya isim ararken böyle tabiatın en iyi taklitçilerinden gelen bir isim olsun istedim. Önce bir kertenkele vardı… Böyle çok küçücük bir kertenkele ama tehlikeli taklidi yapabiliyor. Ama adı Kelerdi. Keler diye bir tiyatro ismi çok münasip olmayacağı için...


AHMET SARSILMAZ:

Tabiatın en iyi oyuncusu diye geçiyor Keler...


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Öyle mi? 


AHMET SARSILMAZ:

Evet. 


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Gerçekten çok çok çok uygunmuş.


SANEM GENÇALP:

Sonra biraz daha araştırdık. Bir arkadaşımız önerdi. “Ya” dedi, “madem böyle bir hayvan arıyorsunuz, Lir kuşu var” dedi. Sonra biraz araştırdım okudum. Duyduğu bütün sesleri taklit edebiliyor. Yani elektronik sesler, motor sesi falan… Bizim işimiz de taklitten geldiği için o yüzden tabiatın en iyi taklitçilerinden böyle ilham alalım, öyle bir isim koyalım dedik.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Aslında tiyatro Lir’in, belki özellikle çocuk tiyatrosu alanında doldurmaya çalıştığı boşlukla da çok uyumlu... Doğa, doğadan ilham almak… Bu oldukça unuttuğumuz bir şey... Yetişkinler veya büyükler hepimiz bu yabancılaşmayı çok ciddi yaşıyoruz. Ben şöyle düşünüyorum, ben kendim de çocuklarla doğada eğitim üzerine şu anda çalışıyorum. Doğaya saygı duymakla başlıyor aslında insana saygı duymak... Belki şu anda içinde yaşadığımız bu toplumsal nefrete de bir nevi panzehir olabilir. O yüzden yolculuğunuzu özellikle merak ediyorum. Hem kendinizi tanıtabilir misiniz hem de bu yolculuk ne zaman başladı, nasıl başladı? Bu arada Sanem Hanım, isterseniz yine sizinle başlayalım.


SANEM GENÇALP:

Bu arada az önce söylediğiniz şeyle ilgili ben çok enteresan bir şey yaşamıştım. Drama dersi veriyordum o dönem... Böyle işte çocuklara “Tohum ol” diyoruz. İşte “Oradan domates al.” “Domates nerede yetişir biliyor musunuz?” dedim. “Markette!” diye cevap verdi birkaç tane çocuk. Yani toprağı tanımıyorlar. Şimdi biraz daha böyle, bence herhalde bu sosyal medyada yayılan bu yaklaşımlarla birlikte biraz böyle tanımaya başladı çocuklar aslında tohumu, toprağı... Ama eskisi gibi değil. Çok mesafe var. Bizim de aramızda tabiatla, çocukların da...

Bizim yolculuğumuz nasıl başladı? Biz aslında Ahmet'le birlikte farklı çocuk tiyatrolarında, işte farklı yetişkin oyunlarında oynuyorduk. Sonra yani içinde olduğumuz şey mi, yani söylediğimiz, oralarda söylediğimiz şeyler yeterli gelmedi aslında... Kendi sözünü söyleyen oyunlar yapmak istedik. Hep böyle bir derdimiz olsun. Çocuk tiyatrosunun şey algısı var ya: “Nerede?” Evet!”, Hayır!” Yani çocuğu sürece dahil eden, çözümün bir parçası olduğuna inandıran ve özellikle dediğiniz gibi bu gittikçe karanlıklaşan ve umutsuzlaşan dünyada aslında umudun çocuklar olduğunu onlara hatırlatan işler yapmak istiyoruz. Yapmaya çabalıyoruz daha doğrusu… Yani çoğu oyunumuzda böyle bir finale götüren hep çocukların “Bunu biz değiştirebiliriz” fikri...


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Kesinlikle. Peki, Ahmet Bey, size sorayım. Siz önce kendinizi biraz tanıtabilir misiniz? Sizde ne zaman bu yolculuk başladı? Bir de oyunlarınızdan bahsedebilir misiniz? Bu amaçlarla neler sahneleniyor acaba?


AHMET SARSILMAZ:

Tabii… Ben Ahmet Sarsılmaz… Benim de işte 97'de tiyatro serüvenim başladı. 2007-2008 sezonlarında Masal Gerçek Tiyatrosu'na girmiştim, bir çocuk tiyatrosuna oyuncu olarak… Sanem'le de orada tanıştık. Orada birlikte oyunlarda oynadık. Sonrasında Sanem kendi tiyatrosunu kurmaya karar verdi. Ben bunu onaylamadım aslında... Çünkü günümüz şartlarında ekonomik olarak onu döndürmenin çok zor olduğu gerçeğinden haberdar olduğum için ve o işin o ayağının da benim üstüme yıkılacağını düşündüğüm için, gördüğüm için istemiyordum. Ama Sanem'in ilk yazdığı oyun Bahar Şenliği o kadar hoşuma gitti ki yani bu oyunu çocuklara ulaştırmalıyım diye bir motivasyonum oldu. Derken derken diğer bütün oyunlarda da bu oldu. Yani iyi ki girmişiz diyorum. Çünkü çocuklara gerçekten de güzel şeyler aktarmaya çalışıyoruz. Bütün oyunlarımız özgün... Bir tane masal uyarlamamız var. Hansel ve Gretel, Oduncu'nun Köpüşleri... Onun dışında bütün oyunlarımız tamamen Sanem'in kaleminden çıkan oyunlar… Kaygılarımız var. Doğa bilinciyle ilgili, çevre bilinciyle ilgili… Sokaktaki canlılar, hayvanlarla ilgili... Bunu çocuklarla paylaşıyoruz. Onların da bu konuda farkındalık kazanmasına uğraşıyoruz. İyi de yol aldığımızı düşünüyorum. Yani çok popüler, bilet satışına açıldığı gibi bütün biletleri tükenen bir tiyatro değiliz. Ama bugüne kadar ulaştığımız on binlerce çocuk için bir şeylerin değiştiğini umut ediyoruz. Öyle düşünüyoruz.



ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Çok çok değerli… Yani bulunmayacak bir fırsat gerçekten... Ben de bunu bir boşluk olarak addediyorum. Çünkü dediğiniz gibi çocuk tiyatrosu bir eğlendirmek, oyalamak anlamında bir velilerin de ebeveynlerin de aslında çocuklara bir zaman doldurmak olarak algıladıkları bir şey olabilir. Siz çok daha iyi bilirsiniz. Bu anlamda bu yapılan çok değerli. Peki hangi oyunlar sahneleniyor? Hangi çocuk oyunları? İsimlerini almak isteriz. 


AHMET SARSILMAZ:

Tabii. Şu anda aktif olarak devam eden oyunlarımız Guluk Guluk! Şarkıcı Yunus Tako diye bir oyunumuz var. Sonra Kuzey Kutbu Krallığı var. Mevsimini Arayan Karpuz var. Yalnız Aslan Liyuva… Kahraman Köpek Çiço... Hansel ve Gretel, Oduncunun Köpüşleri… Bir de Bahar Şenliği… Şu anda aktif olan oyunlarımız bunlar… Sezona muhtemelen bir iki oyun daha ekleyeceğiz gibi görünüyor.



ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Çocuk oyunu olarak mı?


AHMET SARSILMAZ:

Çocuk oyunu olarak evet.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Çok güzel.


SANEM GENÇALP:

Planladığımız iki şey var. Biri bir horozun gözünden bu su problemini işlediğimiz bir masal. Böyle canlı müzikli bir masal yapmak istiyoruz.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Çok güzel.


SANEM GENÇALP:

Bir de bu plastik ada ile ilgili korsanlar diye bir oyun yazıyorum bir yandan falan.


AHMET SARSILMAZ:

Sekizinci kıta ile ilgili…


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Evet, sekizinci kıta artık... Çok güzel... Benim de çalıştığım yerde horozumuz var, Cabbar var. Gerçekten evet. Cabbar’a bunu anlatacağım. Cabbar şu anda sadece Avcılar’daki çocukların değil, artık bütün çocukların gözünde çok popüler bir ünlü olacaksın. Çok güzel. Cabbar’a da çok teşekkür ediyorum.


SANEM GENÇALP:

Harikaymış. Adı da şey olacak zaten... Bir horoz masalı... Horozun adını da İbikli koyduk. 


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Sanem Hanım, sizin galiba öncesinde de çocuklarla drama, uzun bir geçmişiniz var herhalde çocuklarla. Tiyatro sahnelerinin dışında da bir çalışma geçmişiniz var anladığım kadarıyla...


SANEM GENÇALP:

Var var. 2010 yılında Tiyatro Lir’i kurduk Ahmet'le birlikte... O zamandan beri hep çocuklar için ve çocuklarla bir şeyler yapıyoruz. Bilfen Okulları’nda ders veriyordum bir dönem… Özel dersler veriyordum. Ama şimdi biraz o alandan uzaklaştım. Sadece böyle tiyatro, oyunculuk, yönetmenlik daha sahneye doğru yöneldim. Ama uzun yıllar ders verdim, evet.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Drama alanında mı?


SANEM GENÇALP:

Evet drama alanında. Yani oyun çıkardık büyük yaş gruplarıyla... Küçük yaş gruplarına drama dersi… Uzun yıllar çalıştım.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Çok güzel. Biraz aslında açtınız bu konuyu… Ama tekrar sormak istiyorum. Neden çocuk tiyatrosu? Nasıl bir boşluğu doldurmaya çalışıyorsunuz? Eklemek istedikleriniz var mı?


AHMET SARSILMAZ:

Evet, benim var. Çocuk tiyatrosu, kültür sanat alanının en denetlenmeyen ve en önemli ayağı diyebiliriz. Denetlenmeye çok ihtiyacı var. Çünkü çocuklarımızın telefonda ne izlediğine, tablette ne izlediğine nasıl bakıyorsak sahnede ne gördüğüne ne izlediğine de bakmamız gerekir diye düşünüyorum. Ama ne yazık ki böyle olmuyor. Denetlenmeyen bir süreç var. Bazıları yani tamamen ticari kaygılarla ilerliyor. Yani çocuğa pamuk şeker satmakla ilgili bir sorun yok. Çocuğa biri pamuk şeker satabilir ama bir sanatsal etkinliği tamamen ticari kaygıyla ona ulaştırmak sorgulanması gereken bir şey galiba. Çizgi filmleri korsan şekilde uyarlayıp oynuyorlar. Onun dışında çocuklar için yaptıkları işlerde oyuncular da yönetmen de kimse yeterli özeni göstermiyor diye düşünüyoruz. Çocukları ciddiye almıyoruz. Almıyorlar. Bize göre çocuk oyunu, çocuk oyunu değildir. Çocuk oyunu ciddiyetle ele alınması gereken bir şeydir. Ayrıca yetişkin oyunundan bazı yönleriyle çok daha önemli ve zordur. Oyuncu seçimi yaparken biz bu noktada çok zorlanıyoruz. Çünkü tiyatro oyuncuları, oyuncu arkadaşlarımızın özellikle mesleğe yeni başlayan arkadaşlarımızın içinde bir an önce yetişkinlere hitap etmek, belki oradan bir diziye, bir filme geçmek, meşhur olmak gibi herhalde itkileri, motivasyonları var. Ki bundan olacak galiba; çocuk tiyatrosu deyince insanlar bir küçümsüyorlar. Çocuk tiyatrosunda oynayan bir oyuncu gelin benim oyunumu seyredin diye yakın çevresini çağırmaktan imtina eder genelde. Çünkü yaptığı işten, bir tavşan olmaktan, bir şey olmaktan utanır arkadaşlarımız. Böyle bir şey var. Şimdi biz onun aslında çok tam tersini düşündüğümüz için oyuncu bulmakta da zorlanıyoruz. O yüzden bir oyuncu bulduğumuzda onu pamuklara sarıp sarmalıyoruz. Oyuncularımız bizim çok değerlidir. Çocuk tiyatrosunu önemsedikleri için, değer verdikleri için çalışır bizim arkadaşlarımız...


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Kesinlikle… Ben de çocuk edebiyatıyla ilgileniyorum, yazıyorum. Kendimce çok daha yeniyim ama bu alanda yol almayı düşünüyorum. Orada da en büyük sıkıntı şu: Çocuk edebiyatı edebiyat sayılmıyor. Dolayısıyla bir edebiyatın kendi sanatsal kriterleri, tekniği, o hiç önemsenmeden sadece çocuklarla bir zaman geçirmek, bir edebiyat eseri çıkarmaya yeter, kitap öykü yazmaya yeter deniyor. Ve çokça da sorunla karşılaşabiliyoruz. Bu noktada ben de çocuk kitaplarıyla çalışmaya başladığımda ilk azarımı bir yazardan, bir yayınevi sahibinden yemiştim. Bana “Ben edebiyattan bahsediyorum. Benim bir eğitim fakültesi mezunu olmama gerek yok. Ben öğretmen değilim. Ben edebiyatçıyım. Biraz da buradan bakman gerekiyor demişti”. O anlamda söyledikleriniz gerçekten çok değerli. Çocuk tiyatrosu aslında bir sanat… Böyle görmek gerekiyor.


SANEM GENÇALP:

Başlık çocuk olunca çok büyük bir rant alanı... Çünkü insanlar çok varlıklı olsun, yoksul olsun, orta gelirli olsun çocuk için para harcıyor insanlar. Ama yetişkin alanı öyle değil. Çok dallı budaklı ama... Çocuk için drama atölyeleri, çocuk için tiyatro, mesela çocuk için kitaplar… Okullara girip sadece böyle birer kitap satmak için yayın evi kuran insanlar var.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Tabii tabii.


SANEM GENÇALP:

Yani bu sadece ticari ilişkilerle alakalı…


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Parayla kitaplar basılıyor, para vererek kitabınızı basabiliyorsunuz.


SANEM GENÇALP:

İnanılmaz bir şey… Başlık çocuk olunca suistimale çok açık...


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Kesinlikle. Aslında biraz girdik çocuk tiyatrosu yapmanın ülkemizde ne gibi zorlukları olduğu konusuna... En temelde bir zihniyet zorluğu olduğunu söylediniz. Yine biraz açtınız ama tekrar belki söylemek, eklemek istediğiniz bir şey olabilir diye düşünüyorum. Neden siz bu kadar zorlu bir alanda çocuk tiyatrosunu tercih ettiniz? Bunca maalesef dezavantajına rağmen diye küçük bir soru sorayım o zaman...


SANEM GENÇALP:

Ben özellikle bir çocuğun gözünden bakmayı, mesela bir çocuk gibi sahneyi hayal etmeyi... Çocuk hikayeleri yazmayı, okumayı... Yani o dünyayı çok seviyorum. Benim öncelikli sebebim bu... Seviyorum yani… Bir de bir şey değişecekse gerçekten çocuktan başlayacak. Bir çocuk şimdi yunus parklarına gitmek istemezse annesi onu yunus parkına götürmeyecek. Ya da anne “Gidelim” dese de çocuğu “Hayır, bak, orada hayvanlar iyi şartlarda yaşamıyor” derse… Bu bir tek halka birleşik zincir oluşturabilir. O yüzden çocuk tiyatrosunun bence böyle ayırt edici bir özelliği var.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Siz bu konuda bir şey demek ister misiniz?


AHMET SARSILMAZ:

Tam olarak öyle, ben de öyle düşünüyorum. Yani bugünün yetişkinleri izledikleri, muhatap oldukları eserlerden çok etkilenmişlerdir muhtemelen.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Elbette…


AHMET SARSILMAZ:

Ve bizim hitap ettiğimiz bugünün çocukları da buna göre şekillenecektir. Bizim bunda olumlu ve önemli bir katkımız olabiliyor bu sayede... Bu bence çok değerli bir şey... Ve bence bizim çocuklara karşı bir sorumluluğumuz var. O sorumluluk duygusuyla da hareket ediyoruz. Bunu çok değerli buluyoruz. Çok da mutlu oluyoruz. Bazı çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Bunca yıldır öyle aman aman ticari olarak çok büyük paralar kazanmıyoruz. Ama kendimizi döndürüyoruz. Ama baktığınızda yani ruhsal olarak çok mesuduz, çok huzurluyuz. İçimiz çok huzurlu.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Ben de oyunlarınızı izleme fırsatı bulmuştum. Zaten aldığınız keyif sahneye de yansıyor.


AHMET SARSILMAZ:

Sağ olun.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Son olarak şunu sorayım. Yetişkin tiyatrosu alanında yaptığınız bir şeyler var mı?


SANEM GENÇALP:

Var. Aslında uzun yıllar böyle bir niyetlendik ama gelişemedik. Bir ara bir denedik, çok kalabalık kadroydu. Bir süre sonra oynamayı bıraktık. Şimdi benim oynadığım bir oyun var. Zeytinyağlı Yaprak Sarması… Çocuk dünyasına o kadar aşinayız ve hakimiz ki yetişkin işleri biraz böyle bizi tedirgin ediyor. Ben bu oyunu mesela 10 yıl falan oldu yazılı. Tabii en az 7-8 yıl olmuştur. Bir türlü cesaret edemedim.



AHMET SARSILMAZ:

Tek kişilik olduğu için bence yani yetişkinlerin yapmasından ziyade...


SANEM GENÇALP:

O bildiğim o nasıl diyeyim hayal kurmaya alışık olduğum bir alan olmadığı için biraz geri duruyordum ama şimdi bu oyunu seviyorum. Oynamayı da çok seviyorum.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Eminim çok güzel olacaktır. Bu enerjinizin oraya da yansıyacağından ben eminim. Eklemek istediğiniz bir şey var mı diye sorayım. Sonra da yavaş yavaş tamamlayalım isterseniz.


AHMET SARSILMAZ:

Son olarak çocuk tiyatrosunda yıllardır marka çizgi filmlerin korsan uyarlamalarıyla ticari olarak mücadele ve rekabet etmek durumunda kaldık. Şimdi yetişkin oyunu yapıyoruz. Orada da yine bunun başka bir versiyonu var. Yetişkin oyununda popüler oyuncuların olduğu oyunlara bilet alınıyor. İşte çocuk oyunlarında da popüler çizgi filmlerin korsan da olsa uyarlamalarına bilet alıyor anne babalar... Memleketçe bu meseleyi aşabilmiş değiliz. Ama umudumuzu kaybetmiyoruz. Yaptığımız işten çok memnunuz. Yapabildiğimiz kadar yapmaya devam edeceğiz.


ÖMÜR ÖYKÜ KURT:

Ben de bu yolculukta yolunuz açık olsun diyorum. Çok çok teşekkür ederim.


AHMET SARSILMAZ:

Biz teşekkür ederiz alakanız için.


SANEM GENÇALP:

Çok çok teşekkür ederim.

Yorumlar


bottom of page